Kalkandere’den Osman Efendioğlu ve Ahmet Çakar, İsmail TÜRÜT’e Övgüler Dizdi.
Kaynak : Rizegazete.com
Kalkandere’den Osman Efendioğlu ve Ahmet Çakar, İsmail TÜRÜT’e Övgüler Dizdi.
Kaynak : Rizegazete.com
Birbirinden farklı etkinliklerin ve gösterilerin yapılacağı şölen, mehter takımının gövde gösterisiyle başladı. Mether takımı, protokol ve ilçe halkı eşliğinde, caddenin başından başlayarak, şölen alanına yürüdüler.. Burada İstiklal Marşıyla açılışı yapılan program yine mehter takımının söylediği Fetih Marşı, Hücum Marşı ve diğer marşlarla devam etti. Bu esnada Kalkandere Doğa Sporları Klubü Dağcıları Merkez camii minarelerinden aşağı inerek eşsiz bir gösteri sundular.
Şölen kapsamında Ahmet Akgün Eğitim Merkezinde yöresel ev aletleri ve el sanatları sergisi düzenlendi. Sergide el aletlerinden; yayık, kazan, tepur, hopeçi, beşik, sac ayak, gügüm, kara kovan, tiveteri, bakraç, ğedik, fener, gaz lambası, sepet, ibrik, tokmak, sini, leğen, Savaş aletlerinden; tüfek, kılıç, matara, Teknolojik aletlerden; eski radyo, daktilo, facit, çevirmeli telefon, İnşaat aletlerinden, rende, bileği, Müzik aletlerinden; kemençe, tulum, saz vs gibi aletler sergilendi. Aynı zamanda Halk Eğitim Müdürlüğünün daha önceden açmış olduğu dikiş-nakış kurslarında yapılan el emeği, göz nuru eşyalar sergilendi. Davetliler sergiyi büyük bir beğeniyle dolaştılar.
Şölen kapsamında düzenlenen sünnet düğününde erkekliğe adım atacak 40 çocuk sünnet olmayı beklerken, sünnet yapacak olan Kalkandere Vakfı başkanı Dr.İdris KURTULUŞ’un cenazesi nedeniyle programa katılamayışı, sünnet düğününün şölenin ilerleyen diğer günlerine ertelenmesine neden oldu.
Yine şölen kapsamında “Din Eğitimi” konulu bir panel düzenlendi. Kalkandere Müftülüğü konferans salonunda gerçekleşen panele Rize Üniversitesi İlahiyat fakültesi Öğretim Görevlilerinden Yrd. Doç Dr.Şevket TOPAL, Yrd. Doç Dr. Ahmet ALBAYRAK, Yrd. Doç Dr. Ahmet KOÇ ve Doç Dr. Hasan AYIK panelist olarak katıldılar. Panele katılan davetliler “Din Eğitimi” konulu programı büyük bir beğeniyle dinleyerek memnuniyetlerini dile getirdiler. Program sonunda Kalkandere Müftülüğünün düzenlemiş olduğu Yaz Kur’an Kurslarında başarılı olan Merkez Camii Yaz K.Kursu öğrencilerine çeşitli hediyeler takdim edildi.
Kaynak : KALKADERE.NET
Sevim Akın ve Tirvana albümü 2008 yılında çıkan güzel karadeniz albümlerinden bir tanesidir. Kemençenin tok sesi var tüm parçalarda sıkılmadan tüm parçalarını dinleyebiliyorsunuz. Sevim Akın’ında sade sesi parçalara ayrı bir hava katmış.Tarz olarak bana değişik geldi alternatif oldu diyebilirim. Gerçekten alınıp dinlenmesi gereken albümlerden bir tanesi. Sevin AKIN hanımı gönülden tebrik ediyorum bir önceki albümüne kıyasla güzel bir iş çıkmış ortaya.
Albümden Parçalar ;
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o1 – Macka`nin GuzeL Koyu
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o2 – Oy Macka´Li
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o3 – Tirvana
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o4 – Beni Anama Goturun
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o5 – Tas ALtında Karinca
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o6 – E Yar AgLatma Beni
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o7 – Dogum Gunum
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o8 – OLdi OLmadi Gibi
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – o9 – KoyLu GuzeLi
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – 1o – Heyya Heyya
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – 11 – Canimsin Trabzon
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – 12 – Mehmedim
Sevim Akin -Tirvana – 2oo8 – 13 – Ettun Edeceguni
Herşey güzel parçalar sanatçı vs fakat albüm kapağı pek olmamış biraz daha özenilebilirdi bence.
| CEYHUN DEMİR’LE ELEKTRO KEMENÇE ÜZERİNE.. |

KR : Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ceyhun Demir: 1979 yılında Giresun’da doğdum. Okulumu liseye kadar Giresun’da okudum. Daha sonra babam emekli oldu ve kendi memleketimiz olan Rize Fındıklı’ya taşındık. Müziğe babamın sayesinde, bağlama çalarak başladım, yine kemençeye başlamamın sebebi de babam oldu. 2001′de İstanbul’a gelmemle birlikte Karadeniz müziği yapan birçok müzisyenlerle çalıştım. 2003 yılında İ.T.Ü Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Yapım Bölümünü kazandım hala orada okumaktayım.

KR: “Çalgı yapım” okumak nereden aklına geldi.
Ceyhun Demir: Ağaçla uğraşmak ondan bir şeyler yaratmak çok sevdiğim uğraşlardandı. Tabi ki Karadenizli olmamın da etkisi var. Doğanın içinde büyüdüğün zaman ister istemez ağaç işlerinde el yeteneği gelişiyor. Bu soru okulda sınava girdiğimde de sorulmuştu. Ben de ağaç kokusunu çok seviyorum ve kesilen bir ağaca yeniden can vermek çok güzel bir duygu demiştim. Şimdi de kendi yöremin enstrümanı olan kemençenin gelişimine yönelik çalışmalar yapıyorum. Yöresel kemençeciler bunu uzun süre kabullenmeyecekler tabi ki ama ben kemençenin gelişmesi için elimden geleni yapmak istiyorum

KR: Elektro kemençe fikri nasıl doğdu?
Ceyhun Demir: Kendim de kemençe çaldığım için sahnede birçok sorunla karşılaşıyordum. Zaten kemençeyi geliştirmeye yönelik bazı fikirlerim vardı ama asıl fikir bir dost muhabbeti sırasında ortaya çıktı. Neden kemençe de elektro olmasın diye yola çıktım ve nihayet bitirdim.

KR: Bize elektro kemençeyi anlatır mısınız?
Ceyhun Demir: Ses kalitesi yüksek ağaçlar kullanıyorum: Tiger maple, maun, amarant gibi fakat bunun yanında da hiç denenmemiş ağaçlarda kullanmak istiyorum. Klavyeyi genelde abanoz, pelesenk, gül gibi sert ağaçlardan. Burguları akort etmeyi bir hayli kolaylaştırdığı için metal vidalı olanlardan kullanıyorum. Manyetikte ise kendi ürettiğim bir manyetiği kullanıyorum ve şu anda performansı gayet iyi.

KR: Bize elektro kemençenin diğer kemençelere göre farklarını anlatır mısın?
Ceyhun Demir: Elektro kemençenin rezonans kutusu olmadığı için performans sırasında ötme gibi olayları sıfıra indiriyor. Ses kalitesi, ses rengi akustik kemençeden biraz farklı. Fakat daha doldun bir sesi olduğunu söyleyebilirim. En önemlisi de örneğin ben daha önce sahneye çıkarken 2 kemençe veya üç kemençeyle çıkıyordum şimdiyse sadece elektro kemençeyi götürüyorum ve istediğim akortta çalabiliyorum. “Re” den “La” ya kadar olumlu sonuç alıyorum. ‘La’ da tınlayan akustik bir kemençeyi bir ton düşürdüğün zaman (Sol) o kemençede “La” da aldığın performansı alman mümkün olmuyor. Bunun için değişik tonlarda kemençe taşımak gerekiyor. Elektroda ise bu sorun ortadan kalkıyor.
KR: Elektro kemençenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Ceyhun Demir: Ben dezavantajını yaşamadım fakat yöresel kemençecilerin ses renginden kaynaklı biraz yabancılayacaklarını düşünüyorum. Elektro kemençenin rezonans kutusu olmadığı için akustik bir ses almak mümkün olmuyor. Bunun için bir amfi olması gerekiyor ancak bu şekilde ses alınabiliyor. Akustik kemençede ise durum böyle değil. Akustik bir ortamda çalabiliyorsun.
KR: Tasarım esnasında en çok zorlandığınız aşama hangisi oldu.
Ceyhun Demir: İlk yaptığım elektro kemençe bir prototip olarak ortaya çıktı. Birçok yerini değiştirmek zorunda kaldım. Öneğin burguluk kısmında. Aslında otantik yapısının da bulunması gerektiğini düşünerek kemençeye özgü burguluk sistemi yapmaya çalıştım. Daha sonra tamamıyla modern bir tasarım olması gerektiğine karar verip, birde rahat akort edilmesinden kaynaklı metal burgular taktım. En önemli kısmı da tabiki manyetikti, bunun için çok fazla manyetik denedim ve hiç birinden olumlu sonuç alamadım. Daha sonra kendi yaptığım manyetiği denedim ve olumlu sonuç aldım ve hala daha kaliteli bir ses alabilmek için bunun üzerinde çalışmaktayım.
KR: Bu konu ile ilgili okuldan ve çevrenden nasıl tepkiler alıyorsun?
Ceyhun Demir: Yeni yapılan her şeyde olduğu gibi bu konuda da olumlu veya olumsuz eleştiriler aldım. Okuldaki hocalarıma gösterdiğim zaman çok beğendiler hatta bitirme ödevimi elektro kemençe olarak vermemi söylediler. Bazı kemençeciler, kemençenin otantik yapısının bozulduğunu söyleyerek pek sıcak bakmadılar. Bazılarından ise kemençenin gelişiminden kaynaklı olumlu eleştiriler aldım.
KR: Son olarak söylemek-eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Ceyhun Demir: Ben kemençenin otantik yapısının bozulduğunu düşünmüyorum. Elektro kemençe başlı başına farklı bir çalışma. Zaten kemençenin ilk hali böyle değildi. Her enstrümanda olduğu gibi kemençenin de fiziki hali ve ses rengi değişti. Tabiki icracılar bu değişimleri kabullenmekte zorlandılar ama bir şekilde kemençe günümüzdeki halini aldı. Neden kemençe de keman gibi dünyada tanınmasın diye düşünüyorum.
Bununa ilgili dedemle benim aramda geçen bir konuşmayı anlatmak istiyorum
Dedem bizim oralarda tanınan bir kemençeciydi (faxuleşi cemal). Ona -dede ben kemençe çalmak istiyorum- dediğimde bana “keman çal” demişti. Neden diye sorduğumda ise kemençe meclise giremedi keman çal o her yerde biliniyor demişti. Bu aslında her şeyi açıklıyor.
Size de teşekkür etmek istiyorum bu konuyla ilgilendiğiniz için.
Çaykaralı Sinan Sami diye geçiyor zaten albüm kapağındada.Trabzon çaykaralı olan sanatçı karadeniz müziğinin neşe ve horon kaynağı bence.Kendine has yorumu renkli kişiliği ve doğal olması kendini sevdirmesinde öncü özellikler olmuştur.Sinan Sami ve Yeni Albümü Çilli Kız dinlenilmeye değer bir albüm.
Album Sarkilari
CaykaraLi Sinan Sami – Sevdaliga Basladim.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Cilli Kiz.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Bu Daglari Asarim.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Ben Nelerden Vazgectim.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Cam Agaci Cürüdü.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Indim Of Caykaraya.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Cik Cama.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Sevdadan Yanan Bilir.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Daha Sevmiyecegim.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Degirmenin Suyunu.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Hayde Kacalim.mp3
CaykaraLi Sinan Sami – Trabzonspor.mp3
Dinlemekten keyif aldığım bir albüm klibi de gayet doğal profesyonellikten uzak ama eğlenceli olmuş.Hele o arı sahnesi ve anının ben animasyonum hemde öyle bir animasyonumki çok belli ediyorum tarzı görünümü gayetten doğallık hissi uyandırdı bende.Rizeli biri olarak Sinan Sami’yi tebrik ediyorum.Karadeniz Tv’de izlediğim bir programında kişiliği hakkındada biraz bilgi sahibi oldum.Allah yolunu açık eder inşallah.Çalışmalarında Başarılar Dileriz.
Şükrü Güler’in yeni albümü piyasaya çıktı.Albüm çıkış şarkısı olarak Veliaht’ın şeçildiği bu albümde Şükrü Güler eski albümündeki çizgiyi pek bozmamış görünüyor.Şarkılarının bir kaç tanesinden İsmail Türüt’de sanatçıya eşlik ediyor.Yöresel ve kendi doğduğu bölgenin şarkılarına daha çok ağırlık verilmiş bu albümde.Dinlenmesi gereken albümlerden bir tanesi.
01. Sükrü Güler – Ah Potomya Deresi
02. Sükrü Güler – Arayan Soran Olmaz
03. Sükrü Güler – Aska Yelken Acalim
04. Sükrü Güler – Askimi Sulandirma
05. Sükrü Güler – Ayrilik Acisi
06. Sükrü Güler – Bir Sevda Etmistim
07. Sükrü Güler – Kadirgada Bulustuk
08. Sükrü Güler – Oy Domuz Oglu Domuz
09. Sükrü Güler – Salaha Benim Köyüm
10. Sükrü Güler – Simsekleri Cakmisim
11. Sükrü Güler – Yeniden Baslayalim
12. Sükrü Güler – Zeynebim
Bu albümün çıkacağını ben İzmir Kemalpaşa Şenliklerinde öğrenmiştim açıkçası merak da ediyordum nasıl bişey olacağını beni pek yanıltmadı.Tabi vazgeçilmezi olan Zeynebim 2 parçasıda albümde yer alıyor bakalım bu furya nereye kadar devam edecek. ? Keyifli dinlemeler
Kalkandere’den Osman Efendioğlu ve Ahmet Çakar, İsmail TÜRÜT’e Övgüler Dizdi.
Kaynak : Rizegazete.com